Amaç ve Kapsam

Amaç

Bu etkinliğin amacı aşağıda maddeler halinde sıralanmıştır;

  1. Bitki Biyoçeşitliliğimizin en önemli ve kalabalık ikinci grubu olan karayosunlarının (Ciğerotları, Yapraklı karayosunları ve boynuzluotlar) tanıtılması.
  2. Botanik alanında lisansüstü eğitim gören ve gelecekte bu yönde ilerleyecek olan katılımcıların bilimsel yeterliliklerinin artırılması.
  3. Ekolojileri, doğada oynadıkları temel roller ve kullanım alanları ile ilgili bilgilerin verilmesi
  4. Yeni projelerin geliştirilmesi.
  5. İlgili alanda gelecekte çalışacak profesyonel bilim insanlarının ve konu ile ilgilenebilecek amatör botanikçilerin yetiştirilmesine önayak olunması.
  6. Özellikle sitematik botanikçilerin yapmış oldukları arazi gezilerinden toplayacakları karayosunları ile Türkiye karayosunları biyoçeşitliliğinin anlaşılmasına katkı sağlanması

Kapsam

Biryofitler veya briyofitler olarak da adlandırılan karayosunları, Ciğerotları (Marchantiophyta), Yapraklı karayosunları (Bryophyta) ve Boynuzluotlar (Anthocerotophyta) olarak bilinen ve birbirleri ile yakın ilişkili olan bu 3 grubu ifade etmek için kullanılan ortak bir terimdir. Karayosunları, çiçekli bitkilerden sonra bitki biyoçeşitliliğinin en büyük ikinci grubunu temsil etmekte ve neredeyse küresel bir dağılım göstermektedirler. Grubun en az taksonla temsil edilen üyesi olan boynuzluotlar, ülkemizde 4, dünyada ise yaklaşık 150 taksonla, dünyada yaklaşık 9000 kadar bireyi olduğu düşünülen ciğerotları, ülkemizde 183 taksonla, grubun en zengin üyesi olan karayosunları dünyada yaklaşık 13000-15000, ülkemizde ise yaklaşık 800 taksonla temsil edilirler.

Karayosunları, boyutları milimetrelerle ifade edilen (nadiren 30-40 cm uzunluğa ulaşabilirler) oldukça küçük organizmalardır. Lignin üretme yetenekleri olmadığından odunsu hâle gelemezler. Bitkiler âleminin yaşayan en ilkel üyelerini barındıran karayosunları, gelişmiş bitkilerde görülen kök, gövde ve yapraklardan yoksundurlar. Kökler verine ortama tutunmaya yarayan ve “rizoid” adı verilen yapılara sahiptirler. Benzer şekilde, gelişmiş bitkilerde görülen ve belirgin bir morfolojiye sahip (kın, aya, sap vb.) yapraklara da sahip değillerdir. Bunun yerine yüzey alanının genişlemesine yarayan yanal çıkıntılar (yapraksı) bulunmaktadır. Bu yanal çıkıntılar ve rizoidler, yine tam olarak gövde diyemeyeceğimiz (gövdemsi) yapılardan çıkmaktadırlar. Karayosunlarına bitkiler âleminin amfibileri denilmektedir. Bunun nedeni kara yaşa¬mına uyum sağlamış olmakla birlikte üremelerinde mutlak suya ihtiyaç göstermelerinden dolayıdır. Yaşam döngülerinde gametofit (sporofit yerine) soyun hâkim olması, kurak or¬tamlara karşı kazandıkları adaptasyon ve yeniden ıslandıklarında hızlı bir şekilde fotosen¬tetik hâle geçmeleri ortak özelliklerinden bazılarıdır.

Ekolojik olarak son derece önemli olan bu bitki grubu maalesef biyoloji bölümü müfredatlarında birkaç hafta ile sınırlandırılmış olarak verilmekte ve tam olarak anlaşılamamaktadır. Amacımız bu bitki grubunu hakettiği yere ulaştırmak ve tanınmasını sağlamaktır.

Bu projenin hayata geçirilmesi durumunda farklı üniversitelerden konuya ilgi duyan katılımcılara detaylı bir eğitim verilecek ve farkındalık oluşturulmaya çalışılacaktır.